“Haftanın Yönetim Fikri” iş dünyası profesyonellerine ve müteşebbislere hızlı bir şekilde okuyabilecekleri kısa yönetim fikirleri sunmak, vizyon oluşturmak, iş hayatlarında yönlendirici olmak ve katkı sağlamak amaçları ile 2015’den bu yana haftalık olarak yayınladığımız makalelerle oluşturduğumuz bir sosyal sorumluluk ve gelişim programıdır.
25. yıl iletişim planımız dahilinde Haftanın Yönetim Fikri yazıları “Yönetimde Başarı İpuçları” adlı kitabımızda 2017 yılında bir araya getirilmiş ve iş dünyasının kullanımına basılı yayın olarak da sunulmuştur.
Özellikle kriz dönemlerinde Yönetim Kurulları şirketlerinin durumu hakkında neleri bilmeli? Hangi risklerle karşı karşıya olduklarını bilmeli ve buna istinaden aksiyon planları ne olsun?
devamını oku »
Örgütler, çok farklı karar türlerinin bir arada verildiği ortamlardır ve karar türlerinin her biri hem örgüt için hem de paydaşları için farklı sonuçları beraberinde getirmektedir. Bu kararlar, normal şartlarda, doğru ve yanlışın ne olduğuna yönelik etik ilke ve kurallar çerçevesinde verilmektedir. Ancak bazı durumlarda karar vericiler, söz konusu ilke ve kuralların dışına çıkabilmektedirler.
devamını oku »
Türk kültüründe kadının yeri diğer coğrafyalara göre çok farklıdır. Dünya’nın diğer kültürlerinde kadınlar ikinci planda görülürken, Türkler "hatun"a "hakan"ın yanında yer vermiş, karar mekanizmalarında söz sahibi yapmıştır. Hatta tarihin ilk kadın hükümdarı Türk kültürünün içinden çıkmıştır.
devamını oku »
İnsanoğlunun hayatını tehdit edebilecek krizlere yönelik hazırlıklarını krizden sonra değil krizden önce yapmakta olduğuna dikkat ediniz. Benzer şekilde yönetim bilimleri alanında da kriz yönetimi kriz gerçekleştikten sonra değil, yönetimin ilk aşaması olan planlama sürecinin bir parçası olarak ele alınmaktadır. Kriz her ne kadar öngörülmeyen, beklenmeyen ve ani bir olay olarak tanımlansa da, daha önceki deneyim ve tecrübeler bir kriz anında neler yaşanabileceği konusunda bilgi sağlamakta ve bizi bu krize belirli bir oranda hazırlamaktadır. Kriz ile ilgili kesin ve net olan husus, her an bir krizin ortaya çıkma ihtimalinin olduğu ve buna yönelik hazırlıkların yapılmasının elzem olduğudur.
devamını oku »
Planlama, belli amaçlar doğrultusunda geçmiş verilerden, tecrübelerden yararlanarak geleceğe dair alınacak kararlara temel oluşturmaktır. Kısaca planlar kurumsal işletmelerin en önemli yönetim araçlarıdır.
devamını oku »
İnsan bir açıdan hem üreticidir hem de tüketicidir, diye düşünülebilir. Malları, hizmetleri ve zamanı basbayağı tüketiyor gözükebilir. Oysa burada asıl olan, olması gereken tüketmekten ziyade değerlendirmek, hakkını vermek olmalıdır. İşte bu şuur hayata anlam kazandırabilir.
devamını oku »
Zamanla, önce sadece krizleri ifade etmek için kullanılan VUCA kavramının, esasında dünyanın genel durumunu tanımladığı anlaşıldı. İş Dünyasının önde gelen liderleri, bu kaotik, çalkantılı ve hızla değişen iş dünyasını, dünyanın yeni düzenini anlatan “Yeni Normal” kavramıyla ifade etmeye başladılar; “Krizden çıkmaya çalışmayın, kriz ile birlikte yaşamayı öğrenin. Çünkü artık yeni normaliniz bu!”
devamını oku »
Evet, maalesef birçok işletmede satışla ilgili tanımların henüz yapılmadığını görüyorum. Şimdi size “satış ve satıcıyla” ilgili iki farklı tanım yapacağım. Birini eski dünya düzeninde “Geleneksel Satış” olarak, diğerini de yeni dünya düzeninde “Kreatif Satış” olarak tanımlayacağım. Bunlardan hangisinin ideal tanım olduğuna makalenin sonunda lütfen siz karar verin. Bu arada, bu tanımlardan biri bugün şirketlerin büyük çoğunluğunun da anlayışını ve iş yapış şeklini temsil ediyor. Her ne kadar bunu kabul etmeseler de maalesef durum böyle…
devamını oku »
SIP iyileştirme için yapısal bir yaklaşımdır. İspatlanmış endüstri mühendisliği ve kalite iyileştirme tekniklerini, kendine has bir kısım diğerlerine ilaveten, kullandırarak çalışanların pozitif değişiklikler yapmasını sağlar. SIP, hedeflerin gerçekleştirilmesi, problemlerin çözülmesi ve fikirlerin uygulanması için tasarlanmıştır.
devamını oku »
Sanayi Devriminin ilk yılları, ‘deeper specialization’ yani derinlemesine uzmanlık dediğimiz, her şeyin bir şeyini değil, her şeyin her şeyini bilen derin uzmanların, guru ustaların, mesleğinin inciğini cıncığını boncuğunu en iyi bilen pratisyenlerin dönemiydi! Dededen, babadan kalma yöntemlerle süre gelen atölye mantığı da bunu gerektiriyordu. Bir şey yapılacaksa, onu sıfırdan alıp, kendi atölyesinde imal eden aile mensupları, işin tüm sürecine tam olarak hakimlerdi. Bilgi Çağı’nda bir taraftan bilginin inanılmaz bir şekilde çoğalması, diğer taraftan teknolojinin de inanılmaz bir şekilde gelişmesi; üretim süreçlerine olan hakimiyeti ister istemez azalttı. O yılların derinlemesine bilgeliği, yüzeysel uzmanlığa evrildi. Artık üretilen bir araba veya bir makine ile ilgili tüm süreçlere hakim olan bir uzman yerine, tüm süreçlerin kendi bölümlerine hakim olan alt uzmanlardan oluşan bir konsorsiyum yürütüyor işleri. Çünkü astronomik olarak artan ve sürekli de artmakta olan bilgiye hakim olmak için, bir insan ömrünün yeterli olma ihtimali ortadan kalktı!
devamını oku »
© Copyright 2021. Değişim Dinamikleri. Tüm hakları saklıdır.