Fikrin Alanı Yenilikçilik
Tarih 24 Haziran 2022
Bir önceki yazımızda yaratıcılığın ve yaratıcı düşünme potansiyelinin geleneksek aile yapısı, eğitim sistemi ve geleneksel toplumsal kültürünün etkisi ile önemli ölçüde baskılandığı ve iş yaşamına giren bireylerin yaratıcılık potansiyelinin önemli ölçüde dümura uğradığı gerçeğini vurgulamıştık. Bu yazımızda ise işletmelerin, günümüz ve geleceğin iş dünyasında başarılı olmanın temel koşullarından birinin farkı ve farklılığı sağlayacak çözümleri geliştiren “yaratıcı düşünce”nin, hapsolmuş bulunduğu “analitik düşünce” ekseninden kurtarılması açısından yapmaları gereken hususlar ve atmaları gereken adımlar üzerinde durulacaktır. Özellikle bir süredir iş hayatında yer alan Y kuşağı ve iş hayatına yeni girmekte olan Z kuşağının özellikleri dikkate alındığında bu konu daha da önem kazanmaktadır.
Bir işletmede çalışanlardaki yaratıcı düşünce potansiyelinin açığa çıkarılabilmesinin ön koşulunun yaratıcı düşünceye değer veren bir tepe yönetim ve bunu destekleyen bir örgütsel iklim olduğu açıktır. Örgütsel iklimin oluşumunun büyük ölçüde tepe yönetime bağlı olmasından dolayı, örgütsel yaratıcılığın gelişimindeki temel sorumluluğun işletmelerin tepe yönetimlerinde bulunduğu söylenebilir.
Tepe yöneticiler bu sorumluluklarını kurum misyonuna, örgütsel iklime ve kurumsal sistemlere yönelik düzenlemelerle yerine getirebilirler
Bu bağlamda kurum tepe yönetimleri;
İşletmede açıklığa dayanan ve yaratıcı düşünceyi destekleyen bir atmosfer oluşturmalıdır.
Diğer yandan tepe yönetimin yaratıcılığı teşvik etmeye yönelik bazı örgütsel düzenlemeleri kurumsallaştırması da gerekir. Örneğin,
Diğer yandan yaratıcı potansiyelinin açığa çıkarılması açısından kurumda halihazırda çalışan ve/veya iş hayatına katılmayı düşünen bireylerin de üstlenmeleri gereken sorumlulukları olduğu gerçektir. Bu sorumluluklar genel hatları itibari ile aşağıdaki gibi sıralanabilir.
Sonuç olarak günümüz işletmelerinin hızlı değişim ortamında hayatta kalabilmeleri için alışılmışın dışındaki sorunlara farklı çözümler bulmaları kaçınılmaz görülmektedir. Bu ise bir yandan işletmelerin yaratıcılık potansiyelini kullanmaya izin veren bir iklim oluşturmaları ve bu iklimi destekleyen sistemleri kurumsallaştırmaları; diğer taraftan da işletme çalışanlarının ve iş hayatına girmeyi düşünenlerin kendi üstlerine düşen sorumlulukları yerlerine getirmeleri ile mümkün olabilecektir.
Bu içeriği paylaşabilirsiniz
© Copyright 2021. Değişim Dinamikleri. Tüm hakları saklıdır.