HAFTANIN YÖNETİM FİKRİ

İletişim

Fikrin Alanı İletişim

Yayınlanma tarihi

Tarih 11 Mayıs 2016

Sayfa Banner

Banka Şubesi

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “GÜVEN” kelimesinin açıklaması şöyledir:

“Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu.”

Şimdi soruyorum size; Çalışanlarınız sizlere ne kadar güveniyor?

Kendi gözünüzden değil, onların gözü ile baktığınız zaman bu duyguyu onlara geçirebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Lütfen aşağıdaki olayı okuyunuz.

Bir işim nedeniyle, eskiden sahibi askerler olan bankanın AAA şubesine uğradım. Önceki müdürü arkadaşımdı. O yüzden orayla çalışıyorduk. Geçen yıllarda, sahipleri yabancı bir banka oldu. Tabii ki yeni yönetim eski kadrodan emekliliği gelenleri emekliye ayırdı, birçoğu da istifa etti. Bundan birkaç ay önce arkadaşım da emekliye ayrıldı.

Yerine gelen müdire hanım ile bu ziyaretim sırasında tanışma fırsatı buldum. O da, ben zorla tanışmak istedim de öyle oldu.

Bütün ticari işlerimizi oradan geçiriyoruz. Mevduatımız fena değil. Yoğun çek tahsilâtımız var. Arada bir akreditif açarız. Yani, küçük ama her bankanın sahip olmayı isteyeceği türden verimli bir müşteriyiz.

Müdürün odası üst katta. Daha önceleri bizi ayakta karşılayan personelin çoğu ayrılmış. Sadece bizi tanıyan bir kişi var ve o da yerinde yok. Orada ortalarda dolaştım, gürültü yaptım yüksek sesle konuştum. İnsanlar bıkkın bir vaziyette çalışıyorlardı. Gülen yüzlü bir personele rastlamadım. Daha sonra bizi tanıyan kişi de yerine döndü ama onun yüzünde de gülümseme yoktu. Sorduğum sorulara usulen cevap verdi. Nihayet hanımlardan birisi lütfen ayağa kalktı ve hangi firmadan geldiğimi sordu. Kendimi anlatacağım birisini bulmuştum. Derdimi anlattım ve işimi hallettirdim. (Odasından her şeyi işiten ve hiç oralı olmayan)Yeni müdür ile tanışmak istediğimi söyledim bu lütfen benimle ilgilenen hanıma.

Genç, modern görünüşlü ve sempatik sayılabilecek bir hanımdı. Kendimi ve firmamı tanıttım. Ne yaptığımızı ve isteklerimi ilettim. Nazikçe dinledi. İşlerinin yoğunluğundan dolayı tüm müşterileri ziyaret edemediğini ama bir gün bize uğrayacağını falan söyledi ama bunu kibarlığından böyle yaptı. Gerçekten içinden gelerek yapmadığını o kadar net anlatıyordu ki tavırları. Ben de çok memnun olacağımızdan bahsederek konuyu geçiştirdim ve yanından ayrıldım.

Daha sonra alt kata inerek operasyon bölümünde bir çek tahsilâtı yapmak istedim. Orası kalabalık ve çok hareketli idi.  İlginçtir onların da yüzü gülmüyordu. Adının Filiz olduğunu duyduğum genç bir hanım bir dosya ile ilgili bilgi arıyordu. Sağa sola sorular soruyor ve sıkıntı ve stres yaşadığını her şeyiyle belli ediyordu. Ben orada yaklaşık yarım saat oyalandım. Bu yarım saat boyunca hep aynı kişi üzerinde çalıştı. Tam ben ayrılacakken oradan geçen Tarık’ a seslendi. Belli ki Tarık Pazarlamada çalışıyor. Biraz da alaycı bir ses tonuyla;

“Tarık! Aslan kardeşim hani bize bir ileti yollasanız da biz de konudan haberdar olup hazırlık yapsak” dedi.

Tarık hiç geri dönmedi. Bakmadı bile yüzüne Filiz’ in. Son anda başını olur anlamında salladı mı göremedim. Ama onu takmadığı her halinden belli idi. Filiz tekrar önündeki işe dönerken oldukça yüksek sesle;

“Allah belanızı versin” dedi.

Bu arada Filiz’ in telefonu çaldı. Telefondaki kişi ile bir şeyler konuştuktan sonra orada uygun yer olup olmadığını bu şubeden ayrılmak istediğini söyledi. Karşı masadaki hanım da lafa atladı ve iki kişilik yer var mı diye sor dedi.

Bu yarım saatlik gözlem sonucunda şubenin gerçekten sorunları olduğunu, insanlar arasında ciddi güven ve saygı eksikliği bulunduğunu, pek çoğunun işlerini ve arkadaşlarını sevmeden yaptıklarını anlamak hiç de zor olmadı.

En önemlisi de hemen hepimizin yaptığı gibi müdür arkadaşımızın da para kazanmaya ve kendini ispatlamaya odaklandığı ve içeriye hiç bakmadığı için bunun farkında olmadığıdır.

“Allah belanızı versin” ile ne kadar başarılı olabilir bu şube? Kim hangi çalışma arkadaşının eksikliğini hissettirmeden açık kapatabilir? Hangi müşteriyi nasıl memnun edebilirler? Kendisini iyi hissetmeyen birisi karşısındaki müşterisine kendisini nasıl iyi hissettirebilir? İlk fırsatta bunları o müdire ile insanlık namına konuşacağım.

M. İlhan PEKZEREN

Yazarımıza Ait Diğer Yazılar

Bu içeriği paylaşabilirsiniz

Footer Logo Şerit
Hizmet İstek Formu
Hizmet İstek Formları

Değişim Dinamikleri olarak göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederiz. Lütfen kurumunuzun ihtiyaçları ile ilgili aşağıdaki kategorilerden birini seçerek belirtilen soruları yanıtlayınız.

Yönetim Danışmanlığı
Hizmet İstek Formu
Eğitim Danışmanlığı
Hizmet İstek Formu
İnsan Kaynakları Danışmanlığı
Hizmet İstek Formu

Size en kısa zamanda geri dönüş yapacağız.