Değişim Dinamikleri 25 yılını Doldurdu. (Ekovitrin Dergisi Mart 2019 sayısı “Genel Müdürümüz Ahmet Nedim Erdemir” röportajı)

Değişim Dinamikleri markası nasıl ortaya çıktı? Kuruluşunuzdan günümüze kadar kaydettiğiniz aşamaları ana hatlarıyla anlatır mısınız?

DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi, 23 Haziran 1993 tarihinde Süleyman Erdemir öncülüğünde müteşebbisler, profesyonel yöneticiler, yönetim danışmanları ve akademisyenlerden oluşan bir ekip tarafından kuruldu. Markamızın temelinde kurumlara katmak istediğimiz yetkinlik yatıyor, değişimin dinamiklerini yönetebilmek. 25. yılını geçtiğimiz sene kutlayan bir kurum olarak, kuruluşumuzdan bugüne 33 ayrı sektörde yaklaşık 200 kuruma “Kurumsal Gelişim ve Yönetim Geliştirme” hizmeti, yine 400’ü aşkın kuruma da İnsan Kaynakları ve Eğitim Danışmanlığı hizmeti sunduk. Mevcut durumda 12 kişilik merkez ekibi ve 60’a yakın uzman / danışmanımız ile kurumlara yönetim, eğitim ve İK danışmanlığı yapmaya devam ediyoruz.

Kurumsal Gelişim alanında sunduğunuz hizmetlerde süreç nasıl işliyor? Çözümlerinizde özellikle hangi stratejileri uyguluyorsunuz?

Kurumsal gelişim süreçlerimiz öncelikle Kurumsal Derecelendirme olarak tanımladığımız mevcut durum analizi sürecimiz ile başlıyor ve hizmet sunduğumuz kurumun ideal bir kurumsal yapı ile karşılaştırıldığında hangi düzeyde olduğunu tespit ediyoruz. Kurumların eksikliklerini görmeleri gelişimleri açısından çok önemlidir. Biz de bu yüzden öncelikle bir ayna tutuyoruz.

Ardından kurumsal gelişim yol haritası oluşturarak, organizasyonel yapılanma, Yönetim Kurulu mekanizmasının işler hale getirilmesi, bir aile işletmesi ile Aile Meclisi’nin oluşturulması, kurumun makro hedef ve stratejilerinin belirlenmesi gibi temel aşamaları tamamladıktan sonra bir çözüm ortağı yaklaşımı ile kurumun ihtiyaçları doğrultusunda dönemsel planlar yaparak kurumsal manada kurumu uluslararası düzeye taşımak için gerekli danışmanlık ve destek hizmetlerini sunuyoruz.

Kurumun aile dahil kişisellikten kurtulması ve kurumsal, objektif, profesyonel bir yapıya kavuşması bizim temel amacımız.

Kurumun istediği değil gerçekten ihtiyacı olandır bizim esas aldığımız çıkış noktası, sağlık sektörü ile benzeşiyoruz bu konuda, tedavi tercihini hastanın istekleri ile sınırlandırırsanız birçok vakada olumsuz sonuçlarla karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Biz de kurumların öncelikle gerçek ihtiyaçlarının farkında olmalarını sağlıyor, sonrasında da bu ihtiyaçlara yönelik çözümler üretiyoruz.

Analizini yaptığınız kurumlarda en sık rastladığınız problemler nelerdir?

Her ne kadar kamu, STK vb. organizasyonlarla da çalışıyor olsak da, ağırlıklı olarak orta ölçekli aile işletmeleri ile çalıştığımız için bu alandan örnekler verelim. Tüm problemleri ifade etmekten ziyade yaklaşım problemlerini tanımlarsak zihinlerde bir not düşebiliriz;

  • Ortaklık ilişkisinin gelir ve görev paylaşımı dışında herhangi bir standart oluşturulmadan başlatılması ve yürütülmesi,
  • Kişiye güvene dayalı sistemler kurulması ve kadrolar oluşturulması,
  • Müteşebbis veya kritik çalışanların sürekli yaşama ve sağlıklı çalışma garantileri varmış gibi düşünülerek hiçbir önlem alınmaması,
  • Bilgiye dayalı yönetim yerine tamamen tecrübe ve sezgilere dayalı yönetim tercih edilmesi, hatta bunun doğru olduğuna inanılması,
  • Standart ve kurallar olmaksızın, tamamen karar alma mekanizması ile yönetmeye çalışılması,
  • Pazarlama, bilgi teknolojileri, insan kaynakları, kalite fonksiyonlarına yeterli önemin verilmemesi, lüks görülmesi,
  • Satınalma, depo, finans vb. fonksiyonların yönetiminde yetersiz kontrol ve denetim,
  • Üst yönetimin ve fonksiyon yöneticilerinin yönettikleri alanın bütününe yönelik yetkinlik gelişimine önem verilmemesi

Özetle bu şekilde ifade edebiliriz ancak daha birçok başlık tanımlanabilir. Kritik olan husus hayatımızın her alanında değişim olduğunu ve kurumsal bir altyapı oluşturmanın işletmenin geleceği için zaruri olduğunu kabullenmektir.

Müteşebbislere 5 temel öneriniz ne olur?

  • Kurumlarını kendilerinden ayrı bir kişilik olarak kabul etmeleri ve kurum hesapları ile şahsi hesaplarını birbirlerinden tamamen ayırmaları,
  • Kurumsal yönetim teknikleri konusunda kendilerini ve kurumlarını sürekli geliştirmeleri,
  • Ölçülebilir ve denetlenebilir sistem ve süreçler ile yetki ve sorumluluk delegasyonunu arttırmaları,
  • Doğru kişiyi işe alarak yetkinliklerinden emin oldukları profesyoneller ile çalışmaları,
  • “Güven kontrole mâni değildir” yaklaşımını hiçbir zaman elden bırakmamaları

Peki bu hizmetleri sunarken Değişim Dinamikleri’ni sektördeki diğer firmalardan farklı kılan özellikleri nelerdir?

Türkiye’de danışmanlık sektörünün kaliteli ve kalıcı oyunculara ihtiyacı olduğunu düşünüyor ve sektörün gelişimini destekliyoruz. Bizim güçlü yönlerimiz;

  • kurumsal gelişim ile beraber işe yerleştirme ve eğitim danışmanlığı hizmetlerimiz ile bütünsel bir çözüm ortaklığı sunabilmemiz,
  • uluslararası yaklaşımı yerel kültür ile özdeşleştirip müteşebbislerimizin dilinden konuşabiliyor ve anlaşabiliyor olmamız,
  • pratikten uzak teorik çözümler yerine, teoriden kopmadan uygulanabilir yöntemler üretmemiz
  • kurumsal gelişim alanında birçok farklı sektör ve organizasyon türünde tecrübemizin bulunması

olarak tanımlayabiliriz.