Tarih / Sıra: 16.12.2015 / 0020
Fikrin Alanı: Yönetim
Fikrin Sahibi: Gulbin GÖRAL

YÖNETİMDE BEŞ TEMEL ZORLUK

Yönetimin; insan-makine-hammadde vs. gibi faktörlerin bir araya getirilip, uyum içinde, belli bir amaca yönlendirmesi olduğunu biliyoruz. Bir yönetici her ne kadar teorik bilgi ve deneyim sahibi olsa da, yönetim sürecinde karşılaşacağı bazı zorluklar var. Bunlar;

İyi Bir Ekip Oluşturamamak: Çocukken oynanan oyunların bazılarında, lider tipli iki çocuk karşı karşıya geçerler, diğer çocuklar içerisinden “gözlerine kestirdiklerini” kendi gruplarına seçerlerdi. O sıralarda, bir çocuk oyununda uygulanan bu davranışın mantığında; eğer oyun ‘güç’ gerektiriyorsa şişmanlar, iriler tercih edilecek; eğer oyun kıvraklık gerektiriyorsa atikler, zayıflar seçilecekti. Yaşamın ilk yıllarında sokaklarda başlayan bu “Ekip Oluşturma” kavramı, iş yaşamında elbette daha önem kazanıyor ve eğer iyi bir ekibiniz yoksa oyunu baştan kaybetmek kaçınılmaz oluyor.
İşletme yönetimi kitaplarında, işin teorik yönü anlatılırken, yönetimin bir rasyonellik süreci, bir işbirliği ve ekip oluşturma süreci, bir uzmanlaşma, bir grup süreci olduğu söylenir. Buna göre yöneticinin rasyonel davranıp, hangi işe, hangi adamı seçeceğini bilmesi, o konuda uzman kişileri araması ve yalnızca uzmanlık değil, uyumlu ve grup bilincine sahip olan insanları bir araya getirmesi şart… İşte bu konuları önemsemediğinizde, eleman seçerken titiz davranmayıp, bir takım normlarla işe uygun insanı bulma çabası sarf etmediğinizde, gelişen olaylar sırasında sizin başınız ağrıyacak demektir.


İnsanların Algı Farklılıkları:
Her insanın algılama şekli farklıdır. Bu çok doğal bir durum. Her bir olay, her bir insanda farklı algılarla yorumlanabiliyor. Bu duruma sebep olan pek çok faktör var; insanların eğitim alt yapıları, aile görgüleri, yaşam değerleri, bakış açıları, zekâ düzeyleri gibi faktörler. Bir yönetici bunlara nasıl yön verebilir? Çok zor. Ancak kuvvetli bir kurum felsefesi daha başlangıçta elemana empoze edilip, hissettirilebilirse, en azından, bir takım olayları yönetimin amaçları doğrultusunda algılamaları gerektiği öğretilebilir, alıştırılabilir. Bunun için sağlam bir teşkilât kültürü, ceza ve ödül sistemleri, yönergeler elemanlara aşılanmalıdır.

İnsanların Alışkanlık Düzeyleri: Alışkanlıklar kolay kolay terkedilemeyen davranışlardır. Savruk yetişmiş bir insan, işyerinde de o alışkanlığını devam ettirir, müsrif bir insan için işyerinde boşuna yanan ışığı kapatmak gibi bir bilinç aramak boşunadır, veya hiç düşünmeden telefonları kullanır, makinelerin ve araç gerecin kıymetini bilmez. İnsanlar kendi alışkanlıklarını sürdürmek istedikleri oranda bazı şeylere de direnirler. Bu direnmeler ciddi çatışmalara yol açar ve böyle durumlar yönetim ve yönetici için gerçekten büyük sorundur. Alışkanlıklar yeni bir alışkanlık edinene kadar devam eder. Bunun için; Uyarı levhaları, istenen davranışı belirten panolar, bilgi notları, ödüllendirilme gibi yazılı beyanlarla yeni alışkanlıklar kazandırılabilir. Yazının yaptırım gücü vardır.

İletişim Hataları: İşyerlerinde etkili bir koordinasyonun iyi bir iletişimle gerçekleşeceği, yine yönetim kitaplarında anlatılmaktadır. İnsan-insan ilişkilerinin uyumlaştırılmasında haberleşme sağlıklı olmalıdır. Yani üst düzeyden giden bir konu varacağı noktalara değiştirilmeden, zaman kaybettirilmeden gitmeli, aynı şekilde alt kademelerden yukarıya gidecek bilgi ve donelerde de konuya, amaca, zamana, yönteme dikkat edilmelidir. Dikey veya yatay haberleşmelerde ortaya çıkan iletişim hataları  yönetim için temel zorluklardan birini oluşturmaktadır. Dinler görünüp, iyi dinlemeyen insanlar, anlar görünüp de anlamayanlar, verilen mesajları önemsemeyenler, unutanlar, mesajı eksilten veya mesaja eklemeler yapanlar hep iletişimde kazalara yol açarlar. Sözel ve yazılı raporlar, yüzyüze periyodik toplantılar, bölümler ve kişiler arası bilgi notlarıyla bu tip hatalar önlenebilir.

Kontroldeki Güçlükler: Yönetim düzleminin bir ucunda planlama, diğer ucunda kontrol olması gerektiği bilinir. Yapılan planlar harika olsa da, iyi bir örgüt kurulup, uyum sağlansa da yeterli düzeyde kontrol yapılmadığında, bir süre sonra çözülmeler başlar. Yöneticinin “zaman”la yarıştığını, planlamalar, toplantılar, seyahatler vs. gibi işlerle meşgul olduğunu düşündüğümüzde ve bunlara bir de birimlerin başka başka yerlerde oluşu, yani “uzaklık” faktörü eklendiğinde, kontrol mekanizmasına yeterli  zaman ayrılamadığı anlaşılır. Bu yüzden etkili bir yönetimin, kişileri oto kontrola alıştırması, kontrol grupları oluşturması herhalde yönetimdeki  bu tür bir güçlüğü önemli ölçüde hafifletecektir.

Copyright 2021 DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun