Tarih / Sıra: 03.09.2020 / 97
Fikrin Alanı: Yöneticilik
Fikrin Sahibi: Ahmet Nedim ERDEMİR

Strateji, Performans ve Risk

Tüm şirketler ve organizasyonlar yazılı olsun veya olmasın belli stratejileri gözeterek faaliyetlerini sürdürürler. Başarımı etkileyen en önemli faktör doğru stratejilerin belirlenmesidir; şirketin odaklanacağı alanların belirlenmesi, yol alternatiflerinden birinin seçilmesi ve bu yolda tüm organizasyonun yönlendirilmesi gerekmektedir.

Doğru stratejiyi nasıl belirleyeceğiz peki? Doğru strateji tek midir? Aslında stratejilerimiz gelecek ile ilgili olduğundan dolayı doğru stratejiyi belirleyip belirlemediğimizi ancak o stratejiyi uygulayıp başarıya ulaştıktan sonra anlayabiliyoruz. Bu bağlamdan baktığımızda belirlediğimiz anda stratejimizin doğru olup olmadığını tespit etmek mümkün değil, ancak bizim yönetebildiğimiz husus stratejiyi belirleme metodunun doğru olmasıdır. Strateji belirleme sürecinin şu hazırlıklar ve bilgiler ışığında işletilmesi gerekiyor;

  • 3 yıllık mali tablolarımızı masaya yatırarak mali performansımızı sorgulamalı ve iyileştirmemiz gereken noktaları belirlemeli, tüm belirleyeceğimiz stratejilerin mali yapımız ile uyumlu olmasını gözetmeliyiz,
  • Mali yapımızın dışında kalan tüm alanlarımızdaki (marka, kalite, İK, BT, üretim, stok vb.) güçlü ve zayıf yönlerimizi katılımcı bir süreç ile belirlemeliyiz,
  • Bugünün ve yarının paydaş beklentilerini Pazar araştırmaları, çalıştaylar, çalışan ve müşteri anketleri ile öğrenip paydaş önceliklerine göre stratejilerimize yansıtmalıyız,
  • Çevre analizi ile makro – mikro ekonomi, teknoloji, kamu, doğa, mevzuat vb. alanlardaki fırsat ve riskleri değerlendirmeliyiz,

Sonrasında tüm bu bilgiler ışığında yönetim ekibinin (varsa danışman görüşleri ile) kafa kafaya vererek önümüzdeki döneme dair stratejileri finans, müşteri, operasyon ve gelişim kategorilerinde belirlemesi gerekiyor. Stratejiler 3-5 yıllık belirlenmelidir, stratejilerin orta vadeli belirlenmesi şirketin kısa vadeli hedef ve faaliyet planlarının daha olgun ve sürdürülebilirlik odaklı olmasına katkı sağlayacaktır. Yıllık strateji belirleyen şirketlerde orta – uzun vadeli getirisi olan hususlara öncelik verilmeyebilir ve genellikle ertelenebilir. Öte yandan hedefler ve faaliyet planları ise yıllık olarak belirlenmelidir çünkü iş dünyasında değişim hızı çok artmıştır ve orta – uzun vadeli planlamaları detaylı olarak yapmak için harcanan efor genellikle boşa çıkmaktadır, hele ki bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için…

Stratejilerimizi ve yıllık şirket hedeflerini belirledikten sonraki süreç, organizasyonun tüm organlarının bu hedefe odaklanması için fonksiyonel hedef ve faaliyet planlarının belirlenmesidir. Belirlenen hedeflerin şirket stratejileri ve hedefleri ile mutlaka uyumlu olması ve SMART (tanımlı, ölçülebilir, ulaşılabilir, uyumlu ve zaman kısıtlı) olması önemlidir. Mümkünse bu hedefler bireysel kadrolara kadar indirgenmelidir. Tabii bunun için ölçülebilir bir süreç altyapısını ve bilgi sistemlerinin olması kritiktir, birçok şirkette maalesef sadece belirli makro parametreler ölçülmekte, fonksiyonel parametreler şifahi değerlendirilmekte veya güvenilir olmayan yöntemler ile kaydedilmektedir. Bu şekilde bir süreci baştan sonra düzgün bir şekilde işlettiğinizde stratejik ve hedeflerle yönetim altyapısına şirket olarak sahip olmuş olacaksınız.

Peki geleceğe dair bu yol haritanız için değerlendirmemiz gereken son faktör nedir? Riskleriniz… Risk yönetimi özellikle finansal kurumlarda zorunlu iken, diğer sektörlerde kurumsal yönetimin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Faaliyet planınızı icra etmenize engel teşkil edebilecek riskleri değerlendirmediğinizde muhtemelen başarım oranınız düşecektir. Risk yönetimi genelde gereğinden detaylı bir şekilde lanse edildiğinden dolayı birçok şirket uzak durmakta, işin içine girmeye çekinmektedir. Ancak faaliyet planına dair stratejik risklerin belirlenmesi, gerçekleşme olasılığı ve etki derecesine göre gerekli önlemlerin alınması aslında hem o kadar zor bir süreç değildir hem de önemli katma değer üretmektedir. Burada bahsettiğimiz kimsenin öngöremeyeceği salgın, doğal afet vb. krizlerden ziyade Pazar riskleri, ekonomik riskler, tedarik ve müşteri kanalındaki riskler vb. daha öngörülebilir risklerin yönetilmesidir.

Strateji, performans ve risk üçgenini etkin bir şekilde yönetmemiz halinde sürdürülebilir karlılık denklemimize en önemli katma değeri oluşturan bir kurumsal yönetim şekline kavuşmuş olacağız. Tabii ki bu üçgeni yönetebilmek için organizasyon yapımızın ve süreçlerimizin tanımlı olması, sağlıklı ve güvenilir bilgi üretiyor olması gerekliliktir; kurulan kurumsal sistemlerin çoğunluğu hedeflerle yönetilen bir işletme olduğumuzda meyvelerini vermekte, tersinden baktığımızda ise bu olgunluğa kavuşabilmek için o projeler yapılmaktadır diyebiliriz, sadece organizasyon, süreç ve kalite yönetimi çalışmaları yapıp sonrasında bunları strateji, performans, risk ve hatta bütçe ile entegre etmediğimizde, o sistemleri de atıl bir şekilde kullandığımız sonucuna varabiliriz.

Copyright 2021 DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun