Tarih / Sıra: 06.01.2016 / 0023
Fikrin Alanı: Yönetim
Fikrin Sahibi: Münir ARIKAN

LİDERİN İŞLERİ DELEGE ETTİĞİ KİŞİLERE GÜVENMESİ

Kurumlarda liderler genellikle kurumsal işleri delege ederler. Zaman zaman kişisel işlerini de delege ederler. İş bölümüne inanırlar. Ama liderler genellikle, işleri delege ettikleri kişilere inanmazlar. Bunu işleri delege ettikleri kişilere yaptıkları müdahalelerinden anlayabiliriz.

Lider işi delege ettiğinde, kurumun hemen hemen tüm birimlerinde, departmanlarında, sanki biraz evvel o işi kendisinin delege ettiğini unutmuşcasına ve sanki o işi çalışanlarına değil de kendisine delege etmişcesine, işe burnunu sokmaya devam eder, İşe müdahale eder, akışı etkiler, moral bozar, İnisiyatif kullanmaya izin vermez, motive etmez, cesaret vermez.

Bunda biraz da kendi kafasındaki içsel sesleri dinlemesinin tesiri vardır. İçsel ses liderlerin içgörüsü olabilir. Bu zaman zaman faydalı da olabilir. Ama lider; risk girme, gidişat iyi değil, böyle olmuyor, senin gibi asla yapamazlar gibi içsel seslerinin esiri olursa, darbe kaçınılmaz olur. Ve liderler genellikle işe daha fazla riske girmek istemedikleri için müdahale ediyor gibi görünürler, ki bu aslında daha fazla risk demektir.

Çalışanlar açısından müdahale onur kırıcıdır, inciticidir. sürekli kontrol altında hissetmek, çalışanları özgür düşünmekten ve inisiyatif kullanarak gidişatı olumlu yönte tutmaktan alıkoyabilir. İsteksizlik yaratır. Kurumsal aidiyete zarar verir. Disiplinler arası geçişkenliği, fikrin özgünlüğünü azaltır. Kendilerini geliştirmelerini, öğrenmelerini, tecrübe kazanmalarını engeller.  İşler robotik bir rutine  bindiğinde, asıl risk, çalışanların bilinçaltında kazınmış bulunan “nasıl olsa işler ters gidecek olsa, lider müdahale eder” kaygısızlığı ile olayları gidişine bırakma ihtimalidir.

Peki lider açısından durum nasıl görünür?

Lider, delege ettiği işe, müdahale eder. Bu her kurumun ortak kaderidir. Ama liderler, her kurumda her departmana müdahale etmezler. Liderler sadece bir departmana müdahale etmezler, edemezler. Umarım bu departmanın hengisi olduğunu, doğru tahmin etmişsinizdir. Her departmana müdahale eden lider sadece bir departmana neredeyse tabi olmuş ve tam kalbiyle inanmış, teslim olmuştur.Bu departman, kurumların IT – Bilgi İşlem Departmanıdır.

IT Manager ya da Bilgi İşlem Uzmanı, efendim FireWall ile ilgili şu önlemi almamız lazım deyince, lider, pek fazla riske girmez kabul eder. Alınacak yazılım ve donanımları, update edilecek, yapılacak iş ve işlemleri kabul eder. Zaten kabul etmekten başka da bir çaresi yoktur. Çünkü liderler (eğer burası bir bilgi işlem şirketi değilse) asla Bilgi İşlem Müdürleri kadar o işe vakıf değillerdir. Kabul edip, teslim olmaları bu yüzdendir.

Peki bilgi işlem departmanına olan bu güven nereden gelmektedir?

Çünkü çok basit bir şekilde Bilgi İşlem Departmanının standartları, işleyişi, kuralları, hemen hemen tüm dünyada bellidir. Kafaya göre değildir. Ölçme ve değerlendirmesi evrenseldir. İnisiyatif meslekidir. Uzmanlık tek geçerli akçedir. Yoruma dayalı değildir. Yanan hard diski kurtarmak istiyorsa, teslim olmak zorundadır.

Dolayısı ile kurumlarda liderleri müdahale ile suçlayan departmanların bir an evvel standardizasyonlarını, işleyişlerini, en azından Bilgi İşlem Departmanları kadar belli evrensel temel ilkelere göre düzenlemeleri gerekmektedir ki onlar da özgür olsunlar. Liderler de müdahaleden vazgeçsinler ki, çalışanları kendilerini geliştirebilsinler.

Copyright 2021 DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun