Tarih / Sıra: 20.10.2020 / 98
Fikrin Alanı: Yönetim
Fikrin Sahibi: Dr. Umut İNAN

İşletmelerin Yönetim Bilgi Sistemleri İhtiyacı, Erp ve Ötesi

Teknolojinin bilgi sistemleriyle bütünleşmesi, işletmelerin iş yapış tarzlarını etkilediği gibi, yönetim sistemlerini de etkilemiştir. Üretim odaklı anlayıştan, müşteri odaklı anlayışa doğru yönelen işletmelerin rekabet araçları da maliyet ve kalite kavramlarından hız ve esneklik kavramlarına doğru kaymıştır. Ürün özelliklerinin birbirine yaklaşması, işletmelerin yeni yazılım ve kullanarak bütünleştirilmiş yönetim sistemleri aracılığıyla rekabet avantajı sağlamasını gerekli kılmaktadır. Tüm kaynakların; tedarik zinciri, stok, müşteri ve üretim ilişkileri, finansal muhasebe, maliyet ve yönetim muhasebesi, insan kaynakları yönetimi, vb. birimler arasında entegrasyonunu sağlayan yönetim ve bilişim sistemleri yalnızca büyük ölçekli üretim/hizmet ya da kamu/vakıf işletmeleri için değil, bunun yanı sıra KOBİ’ler için de üstünlük sağladığı ifade edilebilir (Yıldız ve Akaydın, 2012).

Öte yandan, bu sistemler işletmelerin bütçe ve kaynaklarını verimli şekilde kullanmalarında ve müşteri memnuniyeti sağlamalarında da etkili bir araç olarak kullanılabilir. Kurumsal Kaynak Planlaması ile değer zinciri boyunca bilgi akışı tüm birimler arasında eş zamanlı olarak paylaşılmaktadır. Böylelikle, kaynakların dağılımı kontrol altında tutularak güçlü bir kapasite oluşturulması, doğru kararlar alınması ve performansın artırılmasında etkili bir araç olarak kullanılması mümkün olabilmektedir (Ustasüleyman ve Perçin, 2010). ERP’nin bütünleşik yapısı, geleneksel bilgisayar programlarından ayrılan en önemli özelliği olarak ifade edilmektedir (Dağlar, 2012). Bu yapı sayesinde, rekabetçi baskılara ve piyasa fırsatlarına daha hızlı tepki verme, direkt işlem maliyetlerini azaltma, daha esnek ürün konfigürasyonu ve işletme kaynaklarının verimli ve etkin kullanımı gibi çok sayıda fayda sağlandığı bilinmektedir (Demirel ve Karaağaç, 2014). Bilgisayar destekli programların pahalı olması, bazı işletmelerin ürün çeşidinin az olması, alt üretim tesisinin bulunmaması gibi etkenler, işletmelerin, Kurumsal Kaynak Planlaması kullanmalarında çekimser kalma ya da reddetme nedenleri olarak sıralanabilir (Kağnıcıoğlu vd., 2012).

Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP, ERP: Enterprise Resource Planning), geleneksel işletme sistemlerinin ve çalışma süreçlerinin rekabet avantajı kazanmak için değiştirilmesi ve etkinleştirilmesi arzusunun bir tezahürü olarak değerlendirilmektedir (Açıkalın, 2008). Atasever (2011)’e göre esnek yazılımlar, bilgi iletişim sistemlerindeki gelişmeler ve çalışanların bilgisayar kullanımındaki bilgi ve deneyiminin artmasına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. İşletmelerin ileri üretim / yönetim sistemlerini kullanmalarında; rekabette öne çıkma isteği ve performansı artırma gibi beklentiler yatmaktadır.

Günümüzde bilgi sistemlerinde üretilen verilerin miktarı, boyutu ve karmaşıklığı arttıkça ERP sistemleri ile entegre çalışabilen dinamik raporlama araçları olarak İş Zekası (Business Intelligence) ürünleri de artık daha sık gündeme gelmektedir.

Bir diğer önemli bacak da iş süreçlerini otomatize etmeye yardımcı olan BPM (Business Process Management) İş Süreçleri Yönetimi / İş Akışlarının otomasyonu (Work Flow) uygulamalarıdır.

İşin kurumsallaşması ve kurumsallığın sürdürülebilirliği açısından, fayda/maliyet optimalinde bir Yönetim Danışmanı olarak KOBİ’lerde bu sistemlerin kurulmasını önemle tavsiye ediyor, doğru ürünün seçimi ve implamantasyonu konusunda desteklerimizi sürdüyoruz.

Copyright 2021 DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun