Tarih / Sıra: 30.12.2015 / 0022
Fikrin Alanı: Yönetim
Fikrin Sahibi: Prof. Dr. Muhittin KARABULUT

NE KADAR “ENTELEKTÜELİZ”?

Yeni fikir açısından, bir firmanın sahip/leri ve birincil yöneticilerinin (bu, siyasi partiler ve STK’lar için de geçerli olabilir), firmaları/işletmeleri için ulusal ve küresel ölçekte, rekabetçi olarak, ne ölçüde “entelektüel” bir varlık olduklarını değerlemeleri beklenir. 

Türkiye’de endüstriyel ürün ihracatı içinde yüksek teknoloji ürünlerinin payı %5’in altında bulunuyor.  Toplam ihracatta ise, bu pay yaklaşık yarı yarıya (gelişmiş ülkeler açısından bu oranı %15-20 düzeyinde) düşüyor. Bunu, rekabetçi stratejik sektörel (bio-teknoloji, nano-teknoloji, uzay, bilgi, iletişim vb.)  alanlara doğru geliştirecek olursak, durum daha da düşük çıkacaktır. Diğer bir deyişle rekabetçi “entelektüel sermayesi” düşük bir ülkeyiz ve asimetrik bir rekabetle karşı karşıyayız. Rekabetçi entelektüel sermayeye kaynaklık edecek araştırma ve geliştirmede(ARGE )bütçesinin(gayrı safi yurt içi hasılaya oranı) “%1 tuzağını” geçemiyoruz. Firma ölçeğinde, bu oran, ARGE/üretimden satışlar (bunun, sektörel açıdan, ortalama %5-7 arasında olması beklenir) olarak da ele alınabilir.

Entelektüel sermayenin, dar anlamda, küresel rekabetçi çekirdek uzmanlık ve ek değer üretkenliğinden, geniş anlamda ise, rekabetçi insan sermayesi, müşteri sermayesi ile entelektüel mülkiyet ve maddi olmayan varlıklardan oluşan rekabetçi teknolojik ve teknolojik olmayan yenilik sermayesi gibi birçok soyut bileşenden (*) oluştuğu söylenebilir. Diğer bir deyişle arsalar, bina ve bürolar, araç, makine ve teçhizat, finansal varlıklar vb. somut varlıklar dışındaki rekabetçi çekirdek uzmanlık ve ek değerler, bir firmanın entelektüel varlıklarını veya entelektüel soyut sermayesini oluşturmaktadır.

Aynı dönemde yaşamamalarına rağmen, Hoca Nasrettin’in Timur’u sevmediği, bununla birlikte diyalogda oldukları rivayet edilir! Hamamda yaldızlarla işlenmiş süslü peştamalıyla göbek taşına oturmuş olan Timur, “Hoca, sence bu halimle kaç akçe ederim?” diye sormuş. Hoca, “100 akçe” edeceğini söyleyince, Timur, alınmış. “Aman Hoca, üzerimdeki peştamalın bedeli 100 akçe” deyince, Hoca da “ben de zaten onu kastetmiştim” demiş!

Bir şirketin genel müdürü de “yarın işsiz kalsam, benim değerim sıfıra mı düşecek?” diyordu. Günün birinde, bu beklenmedik durum gerçekleşti. Ayrıldığı şirket ölçüsünde olmasa da bir gurupla ortaklık yaptı; ulusal pazarda, aynı alanda bir şirket kurdu; hatta daha sonra milletvekili oldu. Böylece, “siyasi sermayeyi” bir tarafa bırakacak olursak, “değerinin” sıfır olmadığını kanıtlamış oldu. Bir iş adamı da “beni beş parasız sokağa bırakın, seneye, yine, iki basamaklı milyonerim; çünkü kiminle ne iş yapabileceğimi biliyorum” diyordu. Buna karşın, geçmişte, eski bir genel müdür, “bir şeyi olamayanlara”, sermaye edinmek için “yakınlarının/akrabalarının çarpmalarını”, bir iş adamı da zengin biriyle “evlenmeyi”, bazıları da “siyasete girmeyi” tavsiye ediyorlardı!

Bu tür “kestirme yolları” bir tarafa bırakarak, sahip olduğumuz somut varlıklara “sıfır” dersek, şirketimiz ve üst yönetim olarak kendimiz, ulusal ve küresel ölçekte, rekabetçi olarak, ne ölçüde çekirdek uzmanlık ve ek değer üretkenliği olan entelektüel bir varlığız/sermayeyiz? Bu soyut değerlemeyi, objektif bir biçimde yapacak olsak, acaba, nasıl bir durumla karşılaşmış oluruz? Olumlu bir sonuç varsa, küresel rekabetçi gelişmeler karşısında, bunun sürdürülebilirliğini nasıl sağlarız? Olumsuz bir durum varsa, bir yerlerde, bir veya bir seri yanlışlık var demektir? Peki, bunu nasıl giderebiliriz? Yüzleşip görelim! Sonuçta, rekabetçi çekirdek uzmanlığımızı ve ek değer üretkenliğimizi nasıl geliştirebileceğimize cevap arayalım… Bu yüzleşmeyi yapmayanlar, muhtemelen, yanlarında entelektüel değerleri de barındırmadıkları için şirketlerinde, yeterince rekabetçi entelektüel sermaye/varlık da oluşturamamaktadırlar (**).

(**) Nitekim makro açıdan, IMF, ihracatının %90’ını petrolden sağlayan ve entelektüel sermaye geliştiremeyen Suudi Arabistan’ın beş yıl sonra iflas edebileceğini açıklıyor!

Copyright 2021 DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun