Dr. Muammer KANTARCI (Tüvasaş – Yönetim Kurulu Üyesi)

Değerli Değişim Dinamikleri Ailesi,

Yıllar su misali akıp gidiyor… Sizinle ve DEĞİŞİM DİNAMİKLERİ ile tanışmamızın üzerinden 18 yıl geçti ve bu yıl siz 20.yılınızı kutluyorsunuz. Allah size ve DEĞİŞİM DİNAMİKLERİ ekibine sağlıklı ve sürdürülebilir başarı dolu nice  yıllar nasip etsin.

Bana DEĞİŞİM DİNAMİKLERİ nedir diye sorulduğunda, aklıma hemen gelen ve adıyla da uyumlu olan şu kelimeler dilimden dökülüyor; doğruluk, dürüstlük, düşüncelerini ve öngörülerini doğrudan ifade etme, daimilik, devamlılık, müşteriye saygı ve saygınlık…

Pekiyi bu düşünce ve kanaate nasıl vardınız diye sorulduğunda fiilen yaşadığım bir vakayı (Case Study) anlatarak cevaplayabilirim. Yıl 1996’nın sonları. İETT İşletmeleri Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. İETT’nin kanunu gereği şirketi ‘müdebbir bir tüccar gibi yönetmek’ istiyorum. Bazı başarılar da elde ediyoruz, kurumu kara geçirmek gibi. Fakat kurumun dinamik yapısı istediğim kadar hızlı değil. Karar alıyoruz ancak kararların hayata geçmesi ve netice alınması uzun zaman alıyor. Ben ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN daha iyi olmamız gerektiğine inanıyor ve istiyoruz.

Bu hususları Sn. Süleyman ERDEMİR Bey ile paylaştım. Hatta hızlanmak için bazı görev değişiklikleri yaptığımı (daha önceki elamanların sistemi yavaşlattığını varsayarak) da anlattım. Bana ilk intiba olarak ‘mesele kişiler değil sanırım sistem’ diye cevapladı, Süleyman Bey. Ben bu söze destek vermekle birlikte ‘devlet ihale kanununa tabi olmadığımızı’ ifade ettim. Süleyman Bey bunun büyük bir avantaj olduğunu söyledikten sonra uygun görülürse ‘İETT’nin satın alma prosesini ve idari yapısını incelemek’ isterim dedi. Ben de derhal bu iki hususu konu eden inceleme yapmasını ve rapor etmesini istedim.

6 haftalık çalışmadan sonra DEĞİŞİM DİNAMİKLERİ iki rapor hazırladı. Birinci rapor Satın alma Prosesinin Geliştirilmesi ile ilgili düşünce ve teklifleri ihtiva ediyordu. Rapordaki öneri ve teklifleri hayata geçirerek satın alma sürecini 4-6 aydan 1,5-3 aya indirmeyi başardık. Kıdemli İETT’ler sonuca çok şaşırmışlardı. Rapor İETT’nin kanuni gücünü ve serbestliğini tüm İETT’lilere gösterdi. İkinci Rapor, idari yapıyla ilgili idi. Süleyman Bey bu raporu ve muhteviyatını İETT’deki en yakın çalışma arkadaşımla bile paylaşmamamı tavsiye etti. Sadece Tayyip Bey’le paylaşmamı istedi. İkinci rapor son derece önemli tespitlerde bulunuyordu. İdari yapının iyileştirilmesi için yeni ve seri bir çalışma yapılmasını belirtiyor ve şu cümlelerle bitiyordu; “İETT’de Genel Müdür makamından gelen emir ve talimatlara katkısız ve itirazsız uyum olmazsa iş yapmak mümkün değildir.” Bu inanılmaz tespit İETT’yi tam anlatıyordu. Bu ifade, İETT’de her şeyin genel müdür endeksli olduğunu gösteriyordu. Geçen 18 yıla ve İETT tarihine bakıldığında bu tespitin son derece doğru ve isabetli olduğu görülecektir.

Şüphesiz ben bu raporu Başkanımla paylaştım. Altı ay idari yapıyı siyasi etkilerden nasıl kurtaracağımı Süleyman Bey kardeşimle tartıştım ve uğraştım. Ancak bu yapının değiştirilmesinin ancak siyasi irade ile (İETT’nin serbestleştirilmesi -özelleştirilmesi değil-) mümkün  olabileceğini bu rapor bana çok net anlatmış oldu.Ve iş hayatımın en önemli kararını almamı ve uygulamama mesnet oldu.

Bu raporu hazırladığınız için size şükran borçluyum. Zihninize, elinize, gözünüze sağlık; gönlünüz hep berrak olsun.

Saygılarımla,

İETT
(Eski) Genel Müdür