Makale / Araştırma / Röportaj

Etkinlik İçin Amacın Önemi

İnsanlar belirli amaçlara sahiptir. Kuruluşlar ise birbirinden farklı, bazen çatışan amaçların dengelendiği bir “amaçlar sistemi” olarak görülebilir. Kişisel amaçların gerçekleştirilebilmesi için örgütü oluşturan tüm üyelerin paylaşacağı ortak amaçların geliştirilmesi gerekir. Ortak amaç için her üye, kendi amaçlarının bir kısmından feragat eder ve diğerlerinin de amaçlarını gerçekleştirebilmesi için yardımcı olur. Kuruluş amaçları kişisel amaçların üstündedir. Bunun için hissedarlar, yöneticiler ve tüm çalışanların birlikte kazanabilecekleri ve yaşamlarını daha anlamlı hale getirecekleri bir ortamın yaratılması ile ortak değer ve amaçlar için mücadele edilmesi son derece önemlidir. İşletme ancak bu yolla yüksek performansa ve etkinliğe ulaşabilir.


Yıkıcı Değişim

Atılımsal bir teknoloji sektörde çalkantı ve yenilikler yaratmaya başladığında; çalışanlarınızı bunu bir tehdit mi şans olarak mi görmeleri için yönlendirmelisiniz? Yanıt Şaşırtıcı: Her ikisini de yapmalısınız. Hepimiz yaşamımız boyunca beklenmedik değişimler ile karşı karşıya kalırız. Ve bunlara verdiğimiz yanıt genellikle bu değişimleri nasıl algıladığımıza göre belirlenir. Eğer değişimi bir tehdit olarak görürsek; savunmacı bir reaksiyon… devamını oku »


Geleceğin Yönetimi ve Rekabetçi Ek Katkı Değeri

Şirketlerin geleceğinin, büyük ölçüde, insan kaynaklarının rekabetçi bilgi ve hünerlerine bağlı olduğunu varsayacak olursak, mevcut insan kaynaklarının bilgi ve hünerlerinin iyileştirilmesi ve her düzeyde “zayıf halka” bırakılmaması yanında, bünyeye katılacak her yeni insan kaynağının rekabetçi ek bilgi ve hünerinin de ilgili alandaki mevcutlar ortalamasının üstünde olması ve değişimi ve şirketin geleceğini yönetenlerin nispetini artırması beklenir.


Değişim Disiplini

Günümüzde, çoğu karışıklık, değişimciliğin gerçek tanımı hakkında çıkmaktadır. Gözlemcilerin bazıları, bu anlayışın, küçük kuruluşlar için daha faydalı olabileceğini savunurken, bazıları da tüm yeni kuruluşlar için geçerli olduğunu belirtmekteler. Yine de, pratikte bir çok kendini kanıtlamış büyük kurum da çok başarılı değişimleri angaje etmekte. Sonuçta, söz konusu anlayış, teşebbüsün büyüklük ve yaşını değil, faaliyet türünü ifade etmektedir. Bu faaliyetin kalbinde, bir işletmenin ekonomik veya sosyal potansiyeli için anlamlı, odaklanmış bir yenilik yaratma çabası olan, değişim yatmaktadır.


Kurumsallaşmayı Gerçekten Anlamak

Pek çok kişi (bunların içinde uzmanlar kadar ne yazık ki popülist söylemlerle kendilerine ayrı payeler vermeye meraklı kişiler de var) kurumsallaşmanın “bugün ancak kişilere bağlı olmayan yapıların sürekliliklerini korumalarının mümkün olabileceği” yolundaki felsefesinin işletmeleri katı ve bürokratik bir yapıya dönüştüreceğini, kişilerin inisiyatiflerini ortadan kaldıracağını öne sürüyor ve sonuçta kurumsallaşmanın işletmeyi rekabetçi bir ortamda katı bir örgüt yapısı ve kurallar manzumesine boğarak olumsuz yönde etkileyeceğini vurguluyorlar. Maalesef, bu bakış açısı tamamen kurumsallaşmanın “katı ve esnek olmayan kural, yapı ve prosedürlere sahip olma” biçimindeki yanlış algılanmasının bir sonucu.


Lider ve Yöneticiler Arasında Ne Fark Var?

Her insanın hem iyi bir lider hem de iyi bir yönetici olması beklenemez, birisi mükemmel bir yöneticidir fakat iyi bir lider değildir veya liderlik potansiyeli olan bir insandır fakat yöneticilik yapamaz. Zeki firmalar bu iki tip insanı aynı takımda toplayarak değerlendirirler.


İletişimde Düşünülmeyen Boyut

Kullandığımız kelime ya da kavramların büyük bir yüzdesi soyuttur, mücerrettir. Ancak %20 kadarının müşahhas yani somut olduğu söylenir. Somutlar aksi iddia edilemeyen, her yerde ve her şeyde aynı olan, kimseye göre değişmeyen ölçeklerdir. Ama soyutta herkese göre değişen anlamlar, değerler ve yorumlar vardır. Soyutlukta aldanma esastır. Esasen yaşamdaki en büyük tehlike insanların duymak istediklerini söyleyenlere inanmak gibi kendi aleyhlerine bir eğilimin tutsağı olmalarıdır. Zira bu zafiyet onları şarlatan, niteliksiz, vitrini güçlü bir yerlere karşı savunmasız bırakır.


Gerçek Anlamda Takımlara Sahip Olmak ve Takım Çalışması Yapmak

Takım ve takım çalışması son dönemlerde gerek yönetim literatüründe gerekse iş dünyasında dilden düşmeyen kavramların başında geliyor. Özellikle son 10 yıldan bu yana pek çok işletmenin misyon ifadelerinde bu kavramlar sıklıkla yer almakta ve daha da ötesi konu ile ilgili indoor ya da outdoor eğitimler adeta patlama yapmış durumda bulunmaktadır. Kısacası günümüz işletmeleri takım çalışmasına ve etkin takımlara sahip olmaya son derece önem verdiklerini açıkça ortaya koymaktadırlar. Bununla birlikte pek çok işletmenin etkin takım ve takım çalışması gerçekleştirmeye yönelik girişimlerinin büyük bir bölümünün amacına ulaşmadığı da bir gerçek.


Doğru Liderleri Seçiyor Musunuz?

Üst düzey yöneticiler işi yapma kapasitesine sahip kişileri belirlerken yanlış bilgilerden dolayı yanlış kararlar verebilmektedirler. Bazı özelliklere çok ağırlık verirken bazı özellikleri önemsememekte bu durum ise ilerde hatalı sonuçlara sebep olmaktadır. Yöneticiler bir adayı değerlendirirken liderlik kriterlerini kapsamlı olarak ele almaları gerekir. Şöyle ki; işgörme kapasitesi çok yüksek birinin bu özelliği değerlendirilmekte buna karşılık riskten kaçınma özelliği dikkate alınmamaktadır.


Kriz İnsana Yatırımı Yok Etti

Hangi TV kanalını açarsak açalım, kapanan işyerlerini, birikimini kısa sürede tüketen işadamını, ülkenin birikiminin yok olmaya başladığını anlatan haberleri dinliyoruz, görüyoruz. Yazılı ve görsel basında demeç veren yatırımcılar ve yöneticiler parasal kayıplarını çok yönlü anlatıyorlar. Bunu yapıyorlar da “insana yapılan yatırımın yok olduğunu anlatanı görmedim” dersem sanırım yanlış bir teşhis yapmış olmayacağım.


Haftalık Yayın Listemize Kayıt Olun