Şirketlerin Bekası Kurumsallaşmaya Bağlı (Derin Ekonomi Röpörtajı)

Milli gelirin yaklaşık yüzde 90’lık kısmını özel şirketler üretiyor. Ancak 1980’li yıllardan sonra kendi şirketini kurmuş, onu büyütmüş ve belli bir noktaya getirmiş nesiller artık işlerini yeni nesillere aktarmak durumunda. Fakat şirketlerde nesil geçişleri o kadar kritik ki. Kurumsallaşma zor ancak kurumsallaşamama hayati risk! Kurumların altyapılarına yatırım yapmayı hem milli hem de toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiren DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir bu noktada, işletmelerin iki temel ihtiyacının olduğunu söylüyor: Şirketlerin organizasyonel gelişiminde sürdürülebilirliğini sağlamak ve kurum kültürünü özümseyecek olan insan kaynağının eğitimi.

Türkiye’de işletmelerin yüzde 95’i aile şirketlerinden oluşuyor. Üretim, istihdam, ticaret, ihracat, hizmet ve tedarikçilik gibi misyonlarıyla, milli gelirin de yaklaşık yüzde 90’ını üretiyorlar. Her biri çalışanları ve iş ortaklarıyla beraber, çevrelerine önemli katkılarda bulunduğu gibi çevrelerini de etkiliyor. Doğal olarak işletmelerin yaşadığı riskler, ekonomiyi ve toplumu ilgilendiriyor. Elbette girişimlerin önünde her zaman riskler olur. Ticaretin bizzat kendisi, risk yönetimidir denebilir. Türkiye’de özellikle 1980’li yıllardan sonra kurulan işletmelerin yaşadığı risk ise belirgin bir şekilde “nesilden nesle geçiş riski” olmaya başladı. Yaşları itibariyle 1980’lerde kurucu olan nesil, işlerini artık yeni nesillere taşımak durumunda. 1990’lı yıllarda başlayan ve 2020’lere yaklaşırken her işletmeyi ilgilendirecek boyut alan sorun için, KOBİ’ler ve aile şirketleri çıkış arıyor. Şirket yönetimlerinde, şirkette geleceğin ne olacağını tartışıyor. Sorunun çözüm adresi ise “kurumsallaşma.” DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Erdemir’in “Kurumsallaşma zor, kurumsallaşamama hayati risk” sözü ise işin pek de kolay olmadığını ortaya koyuyor.

Başta Süleyman Erdemir ve Fikret Öncü olmak üzere, akademisyen ve müteşebbislerden oluşan 11 kişinin ortaklığıyla, ağırlıklı olarak Türkiye’nin bel kemiği diyebileceğimiz küçük ve orta ölçekli işletmelerin kurumsal gelişmelerine katkıda bulmak amacıyla 1993’te kurulan DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi, işletme yönetimine odaklanmış şirketlerden. Siyasete atılmadan önce Prof. Dr. Numan Kurtulmuş da üniversitedeki görevinin yanında DD Değişim Dinamikleri’nin eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine aktif katkıda bulunmuş. Bugün şirket kurumsallaşma eğitimleri ve danışmanlıkla şirketlere hizmetini sürdürüyor.

NESİLDEN NESİLE TAŞINMA KRİTİK ÖNEMDE

1980’li yıllardan sonra, gelişim sürecini oluşturan özel sektör işletmelerinin nesilden nesle taşınmasının, kritik önem arz ettiğini belirten DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi’nde Kurumsal Gelişim Proje Danışmanı da olan Genel Müdür Ahmet Nedim Erdemir, “80’lerde özel sektörde çok ciddi bir gelişme olmuş. Birçok firma kurulmuş. Öncesinde daha çok tek tük büyük makro işletmeler ve devlet işletmeleri varken 80’lerde bir özelleşme ve özel sektörün gelişim süreci oluşmuş. Bununla beraber tabi ki bu oluşturulan girişimlerin sonraki nesillere taşınması Türkiye için çok kritik bir önem arz etmeye başladı. Kurucularımız bu anlamda önemli bir ihtiyaç olduğunu görmüşler. Yönetim danışmanlığı, eğitim danışmanlığı ve işe alım yönetici yerleştirme anlamında üç koldan faaliyetlerimize devam ediyoruz. 25 yılımızı geçen sene tamamladık” diyor.

DD Değişim Dinamikleri Merkezi Yönetimi kurucularının 25 yıl önce gördükleri gerçek bugün de önemini koruyor. Çok boyutlu kavram olan kurumsallaşmada, Türkiye işletmeciliğinin önceliği nesil geçişi olarak dikkat çekiyor. Çünkü, Türkiye’de aile şirketlerinin ortalama ömrü ortalama 25 yıl. Bu şirketlerinin sadece yüzde 30’u ikinci nesle, yüzde 12’si üçüncü nesle geçebiliyor. Dördüncü nesle geçebilenlerin oranı ise yüzde 3’te kalıyor. Bu tabloyu iyi okumak gerekir. İşletme yönetimlerinin bu gerçeği görmeleri bir yana aksiyon almaları da artık bir zorunluluk. Kurumların altyapılarına yatırım yapmayı hem milli hem de toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiren DD Değişim Dinamikleri

Yönetim Merkezi Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir bu noktada, işletmelerin iki temel ihtiyacının olduğunu söylüyor: Şirketlerin organizasyonel gelişiminde sürdürülebilirliğini sağlamak ve kurumkültürünü özümseyecek olan insan kaynağının eğitimi…

KURUMSALLAŞAMAMA ŞİRKETİ BİTİRİR

Aile şirketlerinin kurumsallaşması, diğer şirketlerden farklı olarak yalnızca şirketin değil aile yapısının da kurumsallaşmasıyla mümkün. Ancak, aile içinde gelenek görenekle bir şekilde bastırılmış sorunlar, işletme sorunlarıyla karışıp da tartışılmaya başlandığında artık sorun kapatılamıyor da. Bu nedenle ailenin eğitiminin de önemli olduğunu belirtiyor Ahmet Nedim Erdemir; “Aksi takdirde, kurumsallaşma gerçekleşmediğinde, nesil geçişleri sağlanamadığında işletmeler giderek güçlerini kaybediyor, küçülüyor ya da problem yaşadığında batma sürecine geçebiliyor. Veya eğer ki şirket belli bir noktaya getirilmişse, yabancı sermaye veya büyük holdinglerin bünyesine dahil olma şeklinde satışları gerçekleşiyor. Kurumsallaşmanın bu anlamda makro anlamda da bir rolü var.”

Bununla beraber Ahmet Nedim Erdemir’in uyarısı da var; “Tabii ki kurumsallaşma tek başına işletmeyi ileri taşımaz veya gelecekte varolmasını garanti etmez. Doğru strateji, doğru kararlar sürekli olarak sektörlerdeki ekonomideki gelişmeleri takip edip, çevresel şartlara ve değişime adapte olmak ve bunları da adapte olabilecek şekilde stratejiler belirlemek ve bu alanda çalışmak çok önemli. Yoksa dünyada bir çok kurumsal firmanın da birkaç yıl içerisinde yanlış strateji belirlediklerinden dolayı, teknolojiyi veya gelişimi yeterince takip edip oradaki değişim ve gelişimlere adapte olamadıklarından dolayı bir anda bittiklerini gördük. Kurumsallaşma sürdürülebilirliğe yatırım yapar ama yanlış strateji kurumsallaşmayı da götürebilir.”

98- DERİN EKONOMİ- NİSAN 2019

www.derinekonomi.com

Mehmet Ali Doğan