Kurumsallaşmada Öncelik Müteşebbisin Kendisinde

Türkiye’nin artık Dünya piyasalarında söz hakkına sahip konuma gelmesi ve rekabet ettiği ülkelerin gelişmiş ilk 20 ülke olmasından dolayı iş dünyasında kurumsallaşma ve etkin yönetim önemli bir ihtiyaç ve trendi yükselen öncelikli bir iş haline gelmiş durumda. Büyükşehirlerde faaliyet gösteren firmaların yanı sıra Anadolu’daki gelişen şehirlerde de artık kurumsallaşma kelimesi sık sık duyulmaya başlandı.

Kurumsallaşma kararını alan birçok firma aslında işe nereden başlayacağını bilmiyor. Kurumsallaşma nedir; Bir bilgi sistemi midir? Bir insan kaynakları yapılanması mıdır? Süreçlerin standartlaşması mıdır? veya bir Kalite Sistemi midir? Bazı müteşebbislerimiz yukarıdaki veya benzeri örneklerden yola çıkarak, bir bilgi sistemi firması ile anlaşarak, bir İnsan Kaynakları Müdürü alarak veya süreçler konusunda birkaç kalite çalışması yaparak kurumsallaşabileceklerini düşünüyorlar ancak en önemli nokta olan kendilerini genelde atlıyorlar. Aslında kurumsallaşma projesini örneğin bir İnsan Kaynakları Müdürü istihdam edip kendisine teslim ederek şunu diyorlar; “Ben kendi halimden gayet memnunum Sayın Şirketim, sen kendine kendine kurumsallaş ve sistemli çalış, fakat benim işime karışma. Benim dediklerimi harfiyen uygula fakat sistemli uygula!” İnsan Kaynakları departmanının veya iyi çalışan ve şirketin tümünü kapsayan bir bilgi sisteminin günümüz koşullarında her firma için şart olduğu kesinlikle doğrudur.

Kurumsallaşma bütün bu süreçleri içermesine karşın her şeyden önce bir bakış açısıdır ve yönetim stilidir. Yönetime, şirkete, süreçlere, kaynaklara ve çıktılara yönelik bir bakış açısıdır. Müteşebbislerimiz öncelikle kendilerine bakmalılar ve aynaya karşı şu ifadeyi kullanmalılar; “Artık ben bile kendi şirketimde kafama estiği gibi davranamayacağım.” Farklı işlerle ilgili birçok alt ifade kullanılabilir aslında ama özet olarak bu cümle yeterlidir. Bu cümleyi söyleyemeyen ve söylemek istemeyen tepe yönetim büyük ihtimalle kurumsallaşma sürecinden yarı yolda “Bize göre değil!” veya dışsallaştırarak “Bizim sektörümüze göre değil!” diyerek vazgeçecek veya bunu bir bilgi sistemi projesi haline getireceklerdir. Müteşebbislerimiz paragrafın başında ifade ettiğim cümleyi kabul ettiği ve özümsediği an o şirket kurumsallaşabilir konuma gelmiştir. O aşamadan sonra patronlar öncelikle kendileri kurumsallaşma nedir ve nasıl kurulur konusunda gerekli formasyona sahip olmalılar ve birebir o projenin başına geçmeliler. Şirketler kendi ölçeklerine ve altyapılarına göre bu süreçte farklı noktalarda olabilirler fakat artık bilginin ulaşılabilirliği ciddi oranda arttığından ve çevremizde birçok örnekler olduğundan dolayı kurumsallaşma süreci bu bakış açısı ile bakıldığında çok daha rahat ve hızlı bir şekilde yürütülebilmektedir. Önemli olan bu süreçte tepe yönetimin aktif bir şekilde rol alması ve değişime yönelik olarak istekli olmasıdır.

Son olarak belirtmek gerekirse; her firmanın kurumsallaşması şart değildir. Çeşitli sistem çalışmaları ile de firmalar yaşamlarını sürdürebilirler. Fakat geleceğe ilişkin vizyonumuz ve küresel iddialarımız varsa ve de kurumsallaşmayı gerçekten istiyorsak, önce en tepeden başlamamız gerekiyor.

Ahmet Nedim ERDEMİR
DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi
Genel Müdür / Kurumsal Gelişim Proje Danışmanı