İşi Ehline Emanet Etmek

Yıllar içinde dünyanın pek çok ünlü liderlerinin biyografilerinde yer alan bir prensip dikkatimi çekti ve her geçen gün bu prensibin önemini daha fazla idrak ettim. “İşi, ehline emanet etmek” tüm işverenler için oldukça kritik bir konu, süreç, eylem. Her basiretli tüccarın hayatına yerleştirmeye çalışacağı bir konu olduğunu düşündüğüm ve üzerinde farklı bakış açılarını yakalayabiliriz umuduyla birkaç satır yazmak istiyorum. Umarım sizlere yeni bir bakış açısı kazandırabilir veya sizin bakış açınızı güçlendirebilirim.

Öncelikle kavramlar üzerinde duralım.

•    İş: Gerçekleştirilmesi gereken bir olgu.
•    Ehil: İstenilen olguyu zamanında ve tam olarak ortaya çıkarabilen, oluşturabilen kişi
•    Emanet: Korunmak üzere verilmiş bir olgudur. Korumayı gerçekleştiren kişiye emin sıfatını kazandırır.
•    Emanet vermek: Bize ait olan bir olguyu, (ürünü, fikri, hizmeti, markayı) veya bize ait olmayan ancak bize korumamız için verilmiş olguyu (bir ürünü, fikri, hizmeti veya markayı korumak) kollamak üzere bir başkasına vermektir.  
•    İşin ehli: Aldığı sorumluluğu vaktinde, eksiksiz, sorumluluk verenin hoşnut olacağı şekilde yerine getirebilen, usta kişi.

“İşi ehline emanet etmek” cümlesinden şunu anlayabiliriz. Bizim sorumluluğumuzda olan ve bizim belirlenen bir süre içinde tamamlamak zorunda olduğumuz bir işi; bu gerekliliği en iyi şekilde yerine getirecek kişiyi bulmak,  onun rızası olacak şekilde bu sorumluluğu ona delege etmektir.

Şu ana kadar yazdıklarımı hemen hemen her işadamı bilir. Burada bir sıralama olduğunu ve bu sıralamada atlayacağımız her hangi bir adımın daha sonra meselelere yol açacağını da bilmeliyiz. Bu adımları şöyle sıralayabiliriz.

•    Keşfetmek – bulmak – tanımlamak
•    Seçmek – önceliklendirmek
•    Eğitmek – tarif etmek
•    Harekete geçirmek – yapması için nedenler bulmak
•    Denetlemek – rapor almak – gözlemlemek

İşin ehlini bulmak için öncelikle işin ne olduğunun tam olarak bilinmesi gerekir. Bu işin, işi yapması beklenilen kişiye açıkça ve tam olarak tarif edilmesi iş ve sorumluluk devrinin olmazsa olmazıdır. Seçilen kişinin olumlu olması, sorumluluk nedir bilmesi ve öğrenmeye açık olması işin selameti için şarttır. İşi devreden; işin devredilmesi sırasında; sürecin nasıl ilerleyeceğini, nelerin beklendiğini tam olarak açıklayabilmelidir.

İşverenlerin, sorumluluklarını devrederken gerekenleri tam olarak yapmadıkları ve daha sonra da biz de bu adamı işin ehli zannettik ve işimizi emanet ettik diye hayıflandıkları konularda kendi görevlerini tam olarak yerine getirmediklerini çoğu zaman gözlemlerim.

Ahmet Cezmi GÖBÜT

DD/ Uzman/ Danışman