Güveni Planlamak

Hiç öğreniyor muyuz? Enron ve Worldcom gibi büyük krizlerden sonra anca toparlanıyorduk ki subprime mortgage krizini karşımızda bulduk. Bu durum şu soruyu akıllara getiriyor; biz iş dünyasına çok mu güvendik? Hala “bir daha olmaz”, “bir daha yapmaz” yanılgısına düşüyor muyuz?

İnsanlara güvenme içgüdümüz bize benzeyen veya aynı sosyal gruba dahil olduğumuz insanlara çabuk güvenmemiz gibi çok basit bazı etkenlere sahiptir. Bazen de başka kişilerin referanslarına veya kendi tecrübelerimize ihtiyaç duyarız. Bunlara kendi “Dokunulmazım ben!” illüzyonumuzu, görmek istediklerimizi görme yatkınlığımızı ve yargımızı her zaman üstün görmemizi eklersek, çok kolay bir şekilde kandırılabildiğimiz gerçeği ortaya çıkıyor.

İş dünyasında yönetilebilir güven için düşünce yapımızı ve davranışsal alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor;

Kural 1 : Kendinizi tanıyın

Yanlış kişilere güvenme yatkınlığınız var ise, güvenmek için gereksinim duyduğunuz ipuçlarını ve durumları sorgulayın. İpuçlarını saptamakta sorun çekmiyor fakat karşılıklı güven ortamını yakalayamıyorsanız, güven oluşturucu davranışlarınızın repertuarını arttırmanız gerekmektedir.

Kural 2 : Küçükten başlayın

Ölçülü güven küçük ve karşılıklı güven aşılayan hamleler ile başlar. Bu dinamiğin güzel örneklerinden bir tanesi 1980′ lerin başlarında Hewlett-Packard firmasında yaşandı. HP, mühendislerine ekipmanlarını hiçbir bürokrasi ile uğraşmadan istedikleri yere götürebilme iznini verdi. Bu izin HP’nin çalışanlarına güvendiği imajını çok güçlü bir şekilde yaydı ve güvenilir çalışanlara verildiği için risk oranı çok azdı.

Kural 3 : Çıkış yolunuzu hazır tutun

Açık bir şekilde tanımlanmış bir ayrılık planı, insanların birbirine karşı olan güvenlerinde daha samimi ve sıkı olmalarını sağlayan önemli bir destek aracıdır. Hollywood’ta senaristler, senaryolarını bağlı oldukları bir derneğe kayıt ettirerek bir anlamda herkese göstererek herkesten koruyorlar.

Kural 4 : Güçlü sinyaller gönderin

Çoğumuz güvenilirliğimizin açık bir şekilde belli olduğu yanılgısına düşeriz. Fakat güvenin karşıdan hissedilmesini beklemek yerine gerçek sinyaller gönderip karşımızdakine güveni hissettirmeliyiz. Aynı şekilde güvenimiz sarsıldığında da tepkimizi net bir şekilde göstermeliyiz. Güvenimizi göstermek veya güvenimiz kullanıldığı zaman tepkimizi göstermek için zayıf sinyaller kullanmamız güvenimizin kullanılabilmesi için bizi daha da zayıflaştırır.

Kural 5 : Karşınızdakinin ikilemini görmezden gelmeyin

Bazen kendimizi korumaya çok gayret gösterdiğimizden, karşımızdaki insanın da bize güvenmesi için bazı sorgulamaları gerçekleştirdiğimizi görmezden gelebiliyoruz. Başarılı iletişimin yolu, proaktif bir şekilde karşıdakinin endişelerini ve belirsizliği azaltmaktan geçmektedir.

Harvard Business Review