Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Çok farklı dünya görüşlerinin, çok farklı değerlerin, çok farklı yorumların olduğu bir yerde, bir kaos yaşanır!… Bunun adına “İletişimsizlik Sendromu” da diyebiliriz!..

Kendiyle sağlıklı bir iletişim kuramayan, kendini tanımaya çalışmayan biriyle nasıl anlaşır, nasıl bütünleşir, nasıl bir iletişim kurabilir ve nasıl mutlu olabilirsiniz ki?!…

Küçük – büyük hepimizin, kendimizi sürekli aşmamız, bakış açılarımızı çağa göre değiştirmemiz ve yenilememiz adına; vicdanen, aklen ve adilane sorgulamamız gereken konuların başında gelmiyor mu iletişim?!… Hangi meslek grubundan olursak olalım, öncelikle “kendimize” sormamız gereken dürüstçe soruları şöylesine sıralamamız gerekmiyor mu?!…

  • Hemen herkesle başarılı ve sağlıklı bir iletişim kurabiliyor muyum?!…
  • Kendime güveniyor muyum, kararlı mıyım?!…
  • Anlatımım ve duygularım yerli yerinde mi?!…
  • Dinleyebiliyor muyum, dinletebiliyor muyum?!…
  • Düşüncelerimi, duygularımı, sözlerimi ve tavırlarımıYerinde, zamanında ve dozundaifade edebiliyor muyum?!…
  • İkna edebiliyor ve bir heyecan uyandırabiliyor muyum?!…
  • “Bir grup önünde” etkin bir konuşma yapabiliyor muyum?!…
  • Bozucu değil, “Yapıcı bir eleştiri”de bulunabiliyor muyum?!…
  • Kaç melekemi bir anda kullanabiliyorum?!…
  • Duygu ve düşüncelerimi anlaşılabilir, net ve öz bir biçimde aktarabiliyor muyum?!…
  • Ne kadar dikkatli ve doğalım?!…
  • Zaman denilen paha biçilmez kavramı, ekonomik bir şekilde harcayabiliyor ya da kullanabiliyor muyum?!…
  • Sesimi doğru, etkili ve güzel kullanabiliyor muyum?!…
  • Gerçekten beğeniliyor, takdir edilebiliyor muyum?!…
  • Alçak gönüllü müyüm, özeleştiri yapabiliyor muyum?!…
  • Ve her şeyden önemlisi “Kendimle ne ölçüde barışığım” ?!…

İşte bu soruları, özellikle günümüzde; sanat ve medya dünyasında çalışanlarının, öncelikle kendilerine sorması ve kendilerini sorgulamaları gerekmiyor mu? Çünkü insanoğlunun en önemli ihtiyaçlarının başında da moral geliyor… Günümüz diliyle buna “Motivasyon” diyoruz… Özellikle topluma, aileye ve bireye önemli ölçüde yön veren araçların başında ise “Kitle İletişim” geliyor!…

Herkese tavsiye edebileceğim kitaplar arasında bir kitap vardır ki, adı, “Mazeret Yok”. Yazar Jay Rifenbary diyor ki; “Hedeflerinize ulaşmanızda izin verdiğiniz her şey mazerettir!!..”. Güçlü bir motivasyonun; morali yüksek bir ruh halinin, özellikle “Kitle iletişim araçları”nda neleri yönlendirebileceğini, başarabileceğini tahmin edebiliyor musunuz?!…

Sözlerimi Ataol Behramoğlu’nun anlamlı dizeleriyle noktalamak istiyorum:

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

İnsan saâtlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saâtlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler sarmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeye bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa, yaşamak özlemiyle dolmalısın 

Ve kederi yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı 

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.

Enver SEYİTOĞLU